İmaş Makine, beş kıtaya ihracat yapıyor.

25 yıldır faaliyetlerini sürdüren İmaş Makine, Milleral markası ile un, irmik değirmencilik sektörüne, Cuteral markası ile de şeritli testere sektörüne hizmet sunuyor.
Firmalarının, 20 farklı sektörde 100’ün üzerinde tesisiyle ürün ve hizmet üreten İttifak Holding bünyesinde 1989 yılında kurulduğunu belirten İmaş Makine Genel Müdürü Tuncay Lamcı, “2013 yılını, bir önceki yıla göre kârlılık anlamında çok daha iyi bir seviyeye ulaşarak geçirdik. 2014 yılında ise, 2013’e göre yüzde 50’nin üzerinde bir ciro artışı hedefliyoruz” diye konuştu.
İmaş Makine’nin, iç pazarda ciro olarak sektörlerinde ilk üç firma arasında yer aldığını kaydeden Lamcı, sözlerine şöyle devam etti: “Değirmen makineleri ve şeritli testere tezgâhlarından oluşan ürünlerimizi beş kıtada 70’e yakın ülkeye ihraç ediyoruz. Ciromuzun yaklaşık yüzde 90’ı ihracattan oluşmaktadır.”


“Yeni yatırımlar yapacağız”


2014 yılında yeni yatırımlar yapacaklarını aktaran Lamcı, yeni fabrika binası yapımı ile ilgili çalışmalara başladıklarını kaydetti. Lamcı, yeni yatırımları ile ilgili olarak şunları söyledi: “Konya Organize Sanayi Genişleme Bölgesi’nde yeni fabrika binamızın yapımı ile ilgili çalışmalara başladık. Üretim kapasitemizin artmasına yardımcı olacak yeni fabrikamız, ürün çeşidimizi artırmamıza da imkân sağlayacak.”


“Yeni ürünlerimizi pazara sunduk”


2013 yılında yeni ürünlerini pazara sunduklarını dile getiren Tuncay Lamcı, her ürünlerinin uzun Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıktığını vurguladı. Piyasaya sundukları ürünlerin tamamından memnuniyet verici geri bildirimler aldıklarının altını çizen Lamcı, “Bu sene de Ar-Ge çalışmalarımız aynı hızla devam ediyor. Son çıkardığımız PSM 350/600 referanslı ürünümüz, çelik konstrüksiyon sektörüne hitap ediyor. Bu ürün, büyük kullanım kolaylıkları sağlamaktadır. Büyük çaplı malzemeleri açılı kesmek isteyen müşterilerimiz bu makineyi tercih ediyor. Ürünümüz, kullanıcıya; sehpanın ve malzemenin konumunu değiştirmeden, ergonomik bir kullanımla istenen açıda kesim işlemi imkânı vermektedir. Standart modellerde, mengene aracılığı ile operatör ve vinç kullanılarak verilmek zorunda kalınan açı 5-10 tona kadar olan malzemelerin taşınması sebebiyle zaman kaybına sebep olmakla birlikte, iş kazası riskini de oluşturmaktaydı” dedi.
Türkiye’deki şerit testere üreticilerinin, gelen taleplere yönelik ihtiyaçlara hızla cevap verecek kabiliyete ulaştıklarını söyleyen Tuncay Lamcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özellikle son yıllarda, PLC’li modeller başta olmak üzere; paket kesim tezgâhları, açılı kesebilen tezgâhların da eklenmesi ile kullanıcılara büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yakın gelecekte zaman tasarrufu sağlayan, hılı kesim yapabilen ve kesim sonrası ihtiyaç olan delme işlemlerini de akabinde yapabilen tezgâhların pazarda yer alacağını düşünüyoruz.”


“İhtiyaca en uygun makine seçilmeli”


Tüketicilerin kullandıkları makinelerden yüksek verim elde edebilmelerinin büyük önem taşıdığını kaydeden Lamcı, “Bunun için de; ihtiyaca en uygun makine seçilmesi, seçilen makinenin şerit hızı ve kesme süresinin doğru belirlenmesi ve en önemlisi de, kesilecek malzemenin evsafına uygun ve kaliteli şerit kullanılması gerekmektedir. Bu üç konuda doğru seçim yapılmadığı takdirde, arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkacaktır. Başta makine üreticileri olarak bizler ve şerit imalat satışında hizmet iş ortaklarımız; kullanıcıları doğru yönlendirmeli, uygun çözümlerle hizmet vermeli ve müşteriye katma değer sağlayan bilgilendirmeler yapmalıdır” dedi.