Moment Expo Dergisi Röportaj

1. Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Üretimimizi Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde 10,000 metrekarelik kapalı alandaki fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. SOLIDWORKS programıyla 3 boyutlu olarak çalıştığımız makinelerimizi üretirken CNC, lazer ve plazma tezgâhlar kullanıyoruz.

2. Satışını gerçekleştirdiğiniz ürün çeşitleri ve özellikleri nelerdir?

Milleral markamızla muhtelif kapasitelerde komple un, irmik ve mısır unu fabrikaları, vals, kare elek, irmik sasörü, çöp sasörü, kabuk soyucu, randıman kantarı, torbalama kantarı ve otomatik tavlama makinesi gibi değirmen makineleri; Cuteral markamızla da her türlü metalin kesiminde kullanılan 180-1200 mm kapasiteli sanayi tipi şeritli testere tezgâhları üretiyoruz.

3. Firmanız ve ürünleriniz konusunda yürüttüğünüz TÜBİTAK vb. gibi projeleriniz var mı? Varsa bu çalışmalardan bahsedebilir misiniz?
    

Evet. Şirketimizin dünya piyasalarındaki rekabet gücünü geliştirmek ve pazar payını artırmak amacıyla geliştirilen ve TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) katkıları ile Selçuk Üniversitesi Gıda, Makine ve Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinin danışmanlığında Konya’da kurduğumuz Ar-Ge değirmeni; verimlilik, kalite, gıda güvenliği, iş güvenliği, çevre güvenliği, güvenilirlik, teknoloji kullanımı alanlarında rekabetçi bir öğütme teknolojisini içermektedir. Yeni bir değirmen makineleri platformu olma özelliğine sahip proje,  enerji sarfiyatını ve tesis hacmini ton başına %30 düşürmek, tam otomasyonlu tesis ile personel başına üretim miktarını 3 katına çıkarmak hedefiyle hayata geçirilmiştir.

4. Firma olarak yurt içi ve yurt dışında düzenlenen hangi fuarlara katılıyorsunuz? Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz?
    
Yılda 10-15 uluslararası fuara katılıyoruz. Bu fuarları seçerken olabildiğince sektörümüzle ilgili olmasına, potansiyel alıcılara ulaşmasına dikkat ediyoruz. Yeni pazarlara ulaşma konusunda da fuarlar çok büyük bir önem arz ediyor. 2014’te katıldığımız ve katılacağımız fuarlar arasında testere olarak İstanbul’daki MAKTEK ve Almanya’daki EUROBLECH fuarlarını sayabiliriz. Değirmen ürünlerimizle de Tayland’daki VICTAM GRAPAS, ABD, Malezya ve Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki IAOM seminer ve fuarları, İran AGROFOOD, Özbekistan, Nijerya ve Senegal fuarlarımız var.

5.Ürünlerinizin ihracatını yapıyor musunuz? Yapıyorsanız, hangi ürünlerinizin ihracatını gerçekleştiriyorsunuz?

Değirmen ürünlerimizin %96’sını, testere ürünlerimizin ise %17sini ihraç ediyoruz.

6.Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz ve firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Şu ana kadar 70’e yakın ülkeye ihracat yaptık. Bunların arasında ABD, Kanada, Meksika, Brezilya, Paraguay, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri, Rusya, Kazakistan, İran, tüm Kuzey Afrika ülkeleri, Nijerya, Gabon gibi diğer Afrika ülkeleri, Endonezya, Avustralya gibi Uzakdoğu ülkeleri var. Yani Antartika hariç tüm kıtalara ihracatımız var.

7. İhracat konusunda yaşadığınız problemler var mı? Varsa bu problemlerden bahseder misiniz? Sizce mevcut problemlerin çözüm yolu nedir?

Bazı ülkelerde kimi firmaların yanlış stratejilerinden dolayı olumsuz bir Türk malı imajı var. Bunu aşmak zor oluyor. Ya satış yapamıyoruz ya da karsız satış yapmak durumunda oluyoruz. Ayrıca sektörümüzde çok Türk firması var ve bu firmalar daha çok diğer ülkelerdeki rakiplerden ziyade kendi içlerinde mücadele ediyorlar ve bu da fiyatların çok düşmesine ve karlılığın azalmasına sebep oluyor. Türk firmaların fiyat rekabetinden çok kalite rekabetine yönelmeleri en büyük temennimiz.

8. Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?
    
Türk makine sanayi 1990’dan bu yana yıllık yaklaşık % 20 oranında büyürken kalite manasında da birçok gelişmeler kaydedilmiş, Türk makineleriyle ilgili kalite algısı gün geçtikçe olumlu yönde değişmiş ve değişmektedir. Yine de bazı kötü örneklerden dolayı Türk makinesinin kalite algısı yeteri kadar yüksek seviyeye gelmemiştir. Bu da Çin, Japonya, Almanya, ABD’nin makine ihracatının toplam ihracat içindeki payı %15-20’ler seviyesindeyken Türkiye’ninkinin %9’da kalmasının önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca kalifiye işgücü teminindeki sıkıntılar ve AR-GE’ye gerekli önemin verilmeyişi de sektörün önemli sıkıntılarındandır.

Makine imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de makine imalatçılarının büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makine imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk Makine İmalat Sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecinde yerli girdi oranı % 80–85 civarındadır.

9. Firmanız açısından 2013 yılı nasıl geçti ve 2014 yılına dair beklentileriniz nedir?

2013’de değirmen makineleri sektör ortalamasına paralel büyüme kaydeden İmaş Makine, 2014 yılında ise hedeflerini yükselterek 2011 yılında olduğu gibi sektör ortalamasının iki katı üzerinde büyüme hedeflemiştir. 

İmaş’ın faaliyette olduğu bir diğer sektör olan testere tezgâhları da, çelik imalat sektöründe kullanılan bir ürün olarak stratejik öneme sahiptir. Pazardaki ihtiyaçları doğru analiz eden İmaş Makine, sanayi tipi testere tezgâhları sektöründe 2013 yılında pazara paralel büyüme sağlayarak 2012 yılında %23 büyüttüğü pazar payını korumuştur. 2014’te de yurtiçi pazar payımızı korurken testere ihracat oranımızı artırmayı hedefliyoruz.

10. İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

İmaş Makine, 2013 yılında üretmekte olduğu makinelerde pazar ihtiyaçlarına uygun revizyon ve değişiklikleri yapmakla birlikte 2014 yılında piyasaya arz etmeyi planladığı yeni nesil Vals (Öğütme Makinesi) tasarımlarını tamamlama aşamasına gelmiştir.

İmaş’ın, çalışmalarında hassasiyetle üzerinde durduğu bir diğer unsur ise tesislerde kullanılan enerji miktarını düşürmektir. Öğütme sektöründe hammadde giderinden sonra en büyük gideri teşkil eden enerjinin kullanım maliyetleri düşürülerek önemli kazanımlar elde etmek mümkündür. Sadece %5’lik enerji tasarrufu bile bir değirmenciye sürdürülebilir rekabet gücü sağlamaktadır. Dolayısı ile şirket, geliştirdiği her yeni üründe enerji verimliliğine de çok büyük önem vermektedir.

Artan talepleri ve yeni gelişmeleri dikkate alarak yeni fabrika inşaatına başladık ve önümüzdeki yıl yeni fabrikamıza geçmeyi hedefliyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte ciromuzu 5 yıl içinde 2.5 katına çıkarmayı hedefliyoruz.

11. İmaş  olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
    
Değirmen sektörü gıdaya dayandığı için bu konuda devamlı bir talebin olacağını söyleyebiliriz. Son dört yılın ortalamasına bakıldığında dünya pazarında %7 büyüyen değirmen makineleri sektöründe Türkiye’nin ihracatı da ortalama %10 büyümüştür. Bu trendin bu sene ve önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam edeceğini öngörüyoruz.