Teknoloji Platformu Mayıs Sayısı Röportajı

“GÜVEN, KALİTE VE SÜREKLİ DESTEK”

“Biz değirmen tesisi kurmak isteyen firmaları ve kişileri müşterimiz gibi değil iş ortağımız olarak görüyoruz. Böylelikle bizim için karlı olabilecek ama onlara fayda getirmeyecek alternatifleri onlara sunmuyoruz. Bizim için uzun vadeli iş ilişkisi kurmanın temel prensipleri güven, kalite ve sürekli destek. İş ortaklarımızla, satın alma ve montajdan fabrikanın teslimatından sonraki tüm süreçlere kadar sıkı bir şekilde ilgileniyor, tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Bizi rakiplerimizden ayrıştıran ve müşterilerimize artı değer sağlayan ProSupport ve SmartLub gibi özgün teknolojik sistemler. Elbette kalite/fiyat oranının en yüksek olduğu firma olmamız da çok önemli bir etken.”

Bu ayki konuğumuz değirmen teknolojileri sektörünün en büyükleri arasında yer alan İmaş Makine Sanayi A.Ş.’nin Genel Müdür’ü Mustafa ÖZDEMİR. Milleral markası ile 27 yıldır buğday, mısır, çavdar, yulaf, arpa gibi tahılların un ve irmik haline getirilmesinde kullanılan teknolojilerin ve anahtar teslimi tesislerin kurulumunu sağlayan İmaş Makine, Milleral markasının yanı sıra Viteral markası ile yem sektörüne yönelik anahtar teslim tesisler ve ekipmanlar, Cuteral markasıyla da testere tezgâhları sunuyor. 
Değirmen tesisi kurmak isteyen firmaları ve kişileri, müşterileri gibi değil, iş ortağı olarak gördüklerini belirten ÖZDEMİR, bu iş otaklarıyla satın alma ve montajdan fabrikanın teslimatından sonraki tüm süreçlere kadar sıkı bir şekilde ilgilendiklerini ve onların tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye çalıştıklarının altını çiziyor. İmaş Makine Genel Müdürü Mustafa Özdemir ile İmaş Makine’nin sunduğu teknolojik çözümlerden, teknik hizmetlerinden, sunduğu eğitim olanaklarından, gelecek hedeflerinden ve değirmencilikte “yenilik” kavramından konuştuk. Konuyla ilgili ayrıntıları Mustafa Özdemir’den alıyoruz. 

Mustafa Bey, İmaş Makina, değirmen teknolojileri sektörünün önde gelen markalarından biri. Öncelikle İmaş Makina’nın hikâyesini ve bugünkü başarıyı nasıl yakaladığını anlatır mısınız?


İmaş Makine Sanayi A.Ş, Anadolu’dan doğan ve Türkiye’nin en önemli sektörlerinde başarıyla faaliyet gösteren İttifak Holding bünyesinde, 1989 yılında faaliyetlerine başlamıştır. İmaş Makine olarak Milleral markası ile 27 yıldır buğday, mısır, çavdar, yulaf, arpa gibi tahılların un ve irmik haline getirilmesinde kullanılan teknolojileri, anahtar teslimi tesislerin üretilmesi ve kurulması konusunda çalışıyor; yüksek teknolojili ürünler ve yüksek verimlilikte tesisler sunuyoruz. Satış sonrası hizmetlerimizle müşterilerimizin güvenine layık olma ve iş ortaklarımızın ihtiyaçlarını eksiksiz olarak yerine getirme amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Diğer yandan Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar tüm dünyadaki ihtiyaçlara hitap edebilecek ürün, tesis ve hizmetlerimizin yanı sıra uzman kadromuzla verimlilik odaklı danışmanlık hizmetleri de sunuyoruz.

Kurulduğumuz günden bu yana Milleral ile başlayan yolculuğumuza Nisan 2015 tarihinde Viteral’i de ekleyerek büyümemizi sürdürdük. Böylece değirmencilik sektöründeki tecrübemizi büyük ve küçükbaş hayvan yemi sektörüne de taşıdık. Viteral ile yemcilik sektöründe anahtar teslim tesis ve ekipmanlar üreterek maksimum müşteri memnuniyeti anlayışıyla hizmet veriyoruz.  Bir diğer markamız olan Cuteral’le de yüksek kalitede açılı, yarı ve tam otomatik, mafsallı, sütunlu ve PLC gibi testere tezgâhları sunuyoruz.

İmaş Makine olarak hem ürün kalitemiz hem de uzman ekibimiz ile faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yüksek rekabet gücüne sahibiz. İttifak Holding’den aldığımız çalışma kültürü ve güçlü sermaye yapısı da gelişim ve büyüme hedeflerimize başarıyla ulaşmamızı sağlıyor. Sürdürülebilirlik, inovasyon, çevrecilik, küreselleşme, bilgi yönetimi ve uzmanlık temel prensiplerimizi oluşturuyor. Bu prensipler ışığında yenilikçi ürün ve hizmetler üretmek, profesyonel ekibimizle müşterilerimize katma değer oluşturma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

İmaş olarak birebir sizin ürettiğiniz teknolojik çözümlerden biraz bahseder misiniz? Müşterilerinize anahtar teslim çözümler sunduğunuzu biliyoruz ancak teknolojik anlamda birebir İmaş Makina bünyesinde üretimi yapılan teknolojiler nelerdir?


Bizim ürünlerimizin tamamı sektörlerinin ön saflarında yer alan teknolojilere ve ürün kalitelerine sahiptir. Biz müşterilerimizin işletmelerinde yüksek verimle çalışmalarını sağlayacak ürünlerin yanı sıra yüksek mühendislik gerektiren anahtar teslimi tesisler sunuyoruz. Az önce de belirttiğim gibi İmaş Makine olarak Milleral, Viteral ve Cuteral ile üç grupta üretim yapıyoruz. Milleral olarak buğday, mısır, soya, çavdar, yulaf, arpa unu ve irmiği fabrikaları kuruyoruz. Viteral olarak ise komple hayvan yemi üreten fabrikalar kuruyoruz ve bu fabrikalar için bütün makineleri üretiyoruz. Milleral çatısı altında vals, elek, irmik sasörü gibi değirmen bölümü makineleri; çöp sasörü, taş ayırıcı gibi temizleme bölümü makineleri; randıman kantarı, otomatik tavlama makinesi gibi otomasyona yönelik makineleri ve elevatör, helezon gibi taşıma ekipmanlarını sayabiliriz. Tabii bunlar işin sadece makine ve ekipman kısmı. Bizim asıl üretimimiz, her müşterimize özel çalıştığımız sistem diyagramları, makine yerleşimleri noktasındadır. Viteral markamız ile öne çıkanlar ise pelet, kırıcı, mikser, soğutucu, stok takip otomasyonudur.

Çeyrek yüzyılı aşan tarihinizde değirmencilik sektörüne kazandırdığınız yenilikler, geliştirdiğiniz farklı ve inovatif çözümler hakkında neler söyleyebilirsiniz?


Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda geliştirdiğimiz “Hava Stabilizasyon Sistemi”, değirmen randımanında çok önemli gelişmeler sağlamıştır. Kül oranını düşürerek randımanı yüzde 1 oranında arttıran bu sistem, sektörün gelişimiyle paralellik gösteren İmaş Makine’nin Ar-Ge başarılarından sadece biridir. Ayrıca, “Servo Pnömatik Valsleri”ni kendi patentimizle üreterek, “Otomatik Nem ve Akış Kontrol Sistemli Otomatik Tavlama Makinesi”ni değirmen fabrikalarının hizmetine sunduk. Bunların olumlu neticelerini aldık ve almaya devam ediyoruz. Son olarak da değirmencilik sektöründeki tesis ve makinelerin verimini artırmak, yedek parça ve bakım maliyetlerini azaltmak için otomatik ve planlanabilir yağlama sistemi SmartLub’ı hayata geçirdik.  SmartLub, değirmen tesislerine entegre edilebilen akıllı yağlama sistemidir. Bu sistemin, Milleral ürünlerinden oluşan bir tesis olsun ya da olmasın, tam entegrasyonla çalışma özelliği bulunmakta ve doğru, zamanında yağlamanın avantajlarını sunmaktadır.

Gerek Türkiye gerekse dünya değirmencilik endüstrisindeki rolünüz, yeriniz ve değirmencilik piyasasındaki payınız hakkında bilgi verir misiniz? Bugüne kadar kaç ülkeye ulaştığınızı ve kaç anahtar teslimi un fabrikası kurduğunuzu söyleyebilir misiniz?


Bildiğiniz gibi Türkiye, değirmen makineleri ihracatında Çin’in ardından İsviçre’yle ikinci sırayı paylaşıyor. İMAŞ da Türkiye’nin önde gelen değirmen makineleri ve sistemleri üreticilerinden ve ihracatçılarından biridir. İMAŞ Makine, 2015 yılında ihracatta ilk 1000'e giren firmalar listesinde yerini almıştır. İMAŞ olarak şu ana kadar 70'den fazla ülkeye satış gerçekleştiriyoruz. Her sene 15 ile 20 arasında anahtar teslimi tesisler kuruyoruz.

Yurtdışındaki yapılanmanız hakkında da biraz bilgi verir misiniz? Yurtdışında temsilciliklerinizin, ortaklıklarınızın ya da ofislerinizin olduğu ülkeler hangileri?


Yurtdışında, bölge ihtiyaçlarına hakim, bölge insanlarını ve kültürünü bilen, İmaş çalışma kültürü ve yaklaşımlarına uyum sağlayabilen güçlü iş ortaklarımız bulunmakta. İmaş’ın en güçlü yönlerinden birisi de zaten budur.  Kuzey ve Güney Amerika’dan Türki Cumhuriyetlere, Güneydoğu Asya’dan Afrika’nın birçok noktasına kadar iş ortaklarımızla sektöre hizmet ediyoruz.

Değirmencilik gibi rekabetin yoğun, zamanın değerli olduğu sektörlerde üretimin aksamaması çok önemli. Bu yüzden olası bir arızada en kısa zamanda çözüme kavuşturulmalıdır. İmaş’ın teknik servis konusunda müşterilerine verdiği hizmet hakkında bilgi verebilir misiniz? Örneğin dünyanın size göre en uzak noktasına ne kadarlık bir sürede teknik servis hizmeti verebiliyorsunuz?


Bir saatlik üretim kaybının rakamsal tutarının çok yüksek olduğu bir sektörde yaşadığımızın farkındayız. Bu yüzden firmamız bünyesinde işi yedek parça ve teknik servisi takip etmek olan ProSupport ekibini kurduk. Bu ekibimizle, müşterimizin tesisiyle online olarak bağlantı kurabildiğimiz gibi gerektiği durumlarda çok kısa bir süre içerisinde ilgili teknik ekibimizi müşterinin fabrikasına gönderebiliyoruz. Bunu bazen yerel paydaşlarımızla bazen de Türkiye’den gönderdiğimiz kendi ekibimizle gerçekleştiriyoruz.

Verimli bir üretim süreci için teknoloji dışında önemli olan bir diğer konu eğitim. Ürettiğiniz teknolojiler ne kadar gelişmiş ve başarılı olursa olsun doğru bir şekilde kullanılamıyorsa hedefe ulaşmak sorun olabilir. Bir fabrikanın ya da bir makinenin kurulumunu tamamladıktan sonra üretimde çalışacak personele kullanım konusunda bir eğitim veriyor musunuz? Bu konudaki çalışmalarınız hakkında da bizi bilgilendirir misiniz?


Her işte olduğu gibi değirmencilik sektöründe de eğitim olmazsa olmazımız. Bu kapsamda müşterilerimize ürün ve tesislerle birlikte, içinde yedek parça bilgileri de mevcut olan kullanma ve bakım kılavuzları teslim ediyoruz. Ayrıca tesisin kurulması ve teslim edilmesinden sonra makinelerin çalıştırılması ve değirmenin istenilen kalitede un ve irmik üretebilmesi için gerekli teknik bilgileri uygulamalı olarak aktarıyoruz. Bunların dışında, değirmen sektörüne yeni adım atan müşterilerimize, işletmelerinde çalışacak yetkin ekip kurmaları konusunda da yardımcı oluyoruz.

Günümüzde rekabet koşulları teknoloji üreticilerinin çok hızlı ve aktif bir hareket sergilemesini zorunlu kılıyor. Zira geliştirilen herhangi bir teknolojik ürün, çok kısa sürede eskiyebiliyor. Bu da piyasada güç kaybetmemek için sürekli yenilik peşinde koşturmayı gerektiriyor. Bu durum değirmencilik sektörü için de geçerli mi? Günümüz koşullarında geliştirilen yeni bir değirmen teknolojisinin, ortalama ömrü nedir? Bir teknoloji ne kadar süre “yenilik” özelliğini taşıyor?


Elbette teknolojiyle beraber müşterilerimizin beklentileri de gün geçtikçe değişiyor. Değirmen sektörü de bu hızlı değişimden nasibini almakla birlikte, değişimin dünyadaki ortalama değişim hızının altında olduğunu düşünüyorum. Yeni bir teknolojinin ömrünün aşağı yukarı 7 ile 10 yıl arasında olduğunu düşünüyorum. Ancak biz müşteri beklentilerinin ötesinde inovatif ürün ve hizmet sunarak sektörde her zaman farklılık oluşturmayı hedefliyoruz.

Dijital teknolojideki hızlı değişimi ve inovatif gelişimi değirmencilikte oluşturmak oldukça zor ve ciddi bir ar-ge gerektiriyor olsa gerek. İmaş olarak bu konudaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Ar-Ge çalışmalarınız ve buna ayırdığınız bütçe hakkında biraz bilgi verir misiniz? Ar-Ge çalışmalarınızda hangi konular üzerine yoğunlaştığınızı anlatabilir misiniz?


AR-GE çalışmalarımızı yaparken müşteriye katma değer sağlayacak ve ürünlerin kullanım kolaylığını artıracak çalışmalara öncelik veriyoruz. Sektörde Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan firmalardan biri olduğumuzu söyleyebilirim. Sistemsel çözümler, makine konusunda yeni geliştirmeler, inovatif yaklaşımlar sergiliyoruz.

Biraz da son geliştirdiğiniz yeniliklerden ve bu yeniliklerin endüstriye sağladığı artılardan, kazanımlardan bahseder misiniz? Önümüzdeki süreçte değirmencilerle buluşturmak istediğiniz yeni teknolojiler neler?


Aslında ürünlerimizde ve mühendislik yaklaşımlarımızda sürekli geliştirme ve iyileştirme yapıyoruz. Bu sayede her geçen gün daha kaliteli ve verimli ürün ve hizmetler sunma fırsatına sahip oluyoruz. Bunun yanında daha önce de bahsettiğimiz gibi sektörde benzerine rastlayamayacağınız 7/24 teknik servis ve yedek parça hizmet sistemi ProSupport, sektörde farklılık oluşturduğumuz en önemli markamız. En yeni teknolojik sistemimizin ismi ise SmartLub. Bu sistemle tesislerimizin yağlama prosedürlerini otomatik bir kontrol sistemiyle yönetiyor, aşınma, kirlenme ve durma gibi sebeplerden kaynaklanan maliyetleri yok ediyoruz.

Değirmencilerin İMAŞ teknolojilerini seçme nedenlerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz? Bir değirmenci, teknolojisini yenilemek ya da yeni bir fabrika kurmak için sizi tercih ettiğinde ne gibi avantajlar ve artılar elde edecektir? Kısacası değirmencilere neler vaat ediyorsunuz?


Biz değirmen tesisi kurmak isteyen firmaları ve kişileri müşterimiz gibi değil iş ortağımız olarak görüyoruz. Böylelikle bizim için karlı olabilecek ama onlara fayda getirmeyecek alternatifleri onlara sunmuyoruz. Bizim için uzun vadeli iş ilişkisi kurmanın temel prensipleri güven, kalite ve sürekli destek. İş ortaklarımızla, satın alma ve montajdan fabrikanın teslimatından sonraki tüm süreçlere kadar sıkı bir şekilde ilgileniyor, tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Bizi rakiplerimizden ayrıştıran ve müşterilerimize artı değer sağlayan ProSupport ve SmartLub gibi özgün teknolojik sistemler. Elbette kalite/fiyat oranının en yüksek olduğu firma olmamız da çok önemli bir etken.

Son olarak gelecek hedeflerinizle ilgili neler eklemek istersiniz?


2016 yılı bizim 4. Organize Sanayi’ndeki yeni fabrikamıza taşınacağımız yıl olacak. Mevcut fabrikamızın 2,5 katı büyüklüğünde olan bu yeni yerimizle birlikte İMAŞ’ın ve Milleral markamızın zirve yürüyüşü çok daha ivmeli bir şekilde devam edecektir. Yem makineleri ve tesisleri için kullandığımız Viteral markamız da bu yürüyüşe ciddi bir destek verecektir.